Bana gelen insanların çoğu sorununu zaten analiz etmiş oluyor. Neden o ilişkiyi kuramadığını, neden o kararı erteleyip durduğunu, neden her yeni işte aynı yorgunluğun tekrar ettiğini biliyorlar. Kimisi okumuş, kimisi düşüne düşüne kendi kendine çıkarmış. İşte tam burada tuhaf bir şey oluyor: bilmek yetmiyor. Bilmek ile değişmek arasında, kimsenin pek konuşmadığı epey uzun bir mesafe var. Çözüm odaklı koçluk, o mesafede çalışan bir yöntem.
Çözüm odaklı koçluk, kişinin sorununun kökenini kazmak yerine istediği geleceğin nasıl göründüğünü netleştiren, o geleceğe giden ilk somut adımı bulan yapılandırılmış bir süreçtir. Tanı koymaz, tedavi etmez, geçmişi arkeolojik biçimde incelemez. Şimdiyi ve önümüzdeki dönemi çalışır. Kökeni 1980’lerde Milwaukee’de Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg’in geliştirdiği çözüm odaklı kısa süreli terapiye dayanıyor. Onların fark ettiği şey basitti ama sonuçları basit değildi: insanların sorunlarını ne kadar iyi açıkladıklarıyla o sorunları ne kadar çözebildikleri arasında güçlü bir ilişki yok. Bunun yerine, sorunun daha az göründüğü anlara, yani istisnalara bakmak çoğunlukla daha hızlı hareket ettiriyor.
Pratikte bu şuna benziyor. Bir danışan “kararsızım” diyerek geliyor. Klasik yaklaşım kararsızlığın nereden geldiğini sorar. Çözüm odaklı yaklaşım ise şunu sorar: son altı ayda net karar verebildiğin bir an oldu mu, o an neredeydin, yanında kim vardı, ne farklıydı? Danışan çoğu zaman böyle bir an olduğunu hatırlar, hatta birden fazla. O anların ortak paydası, üretilmesi gereken çözümün ham maddesidir. Ölçekleme soruları, tercih edilen gelecek çalışması, mucize sorusu gibi araçlar bu ham maddeyi işlenebilir hale getirir. Süreç kısadır, nadiren yıllara yayılır, çünkü hedefi baştan tanımlanmış bir seyri vardır.

Bu yaklaşımın temel eğitimini aldıktan sonra ÇDK 2 düzeyinde ilerledim. İkinci düzey, tekniklerin öğrenilmesinden çok kullanımın inceldiği yer. Hangi soruyu ne zaman sormayacağını bilmek, danışanın verdiği ilk cevabın altındaki ikinci cevabı beklemek, süreci danışanın hızına göre ayarlamak burada oturuyor. Birinci düzeyde yöntem öğrenilir, ikinci düzeyde yöntem bırakılır ve iş kalır.
Asıl uzmanlaştığım nokta ise biraz daha spesifik: Çözüm Odaklı Şema Koçluğu. Kısaca Şema ve Çözüm Odaklı Koçluk olarak da geçiyor. Bu birleşim, klasik çözüm odaklı çerçevenin tek başına yetmediği bir durum için var. Bazı insanlar hedefini net koyar, ilk adımı da atar, üçüncü haftada her şey durur. Sonra bir daha başlar, yine durur. Bu tekrar eden duruş rastgele değildir. Altında genellikle erken dönem uyumsuz şemalar denen köklü inanç ve duygu örüntüleri çalışır. Kusurluluk şeması olan biri hedefe yaklaştıkça kaygılanır, başarısızlık şeması olan biri denemeden bırakır, yüksek standartlar şeması olan biri hedefi sürekli büyütüp ulaşılmaz kılar. Geniş özet burada.
Çözüm Odaklı Şema Koçluğu bu iki katmanı aynı masaya koyuyor. Örüntüyü fark ettiriyor ama orada oyalanmıyor, çünkü koçluk bir terapi süreci değil. Fark edilen örüntüyü hemen ileriye dönük bir eylem planına bağlıyor. Şema tarafı “bu neden hep aynı noktada tıkanıyor” sorusuna cevap veriyor, çözüm odaklı taraf “peki bu hafta ne yapıyoruz” sorusuna. İkisi ayrı ayrı çalıştığında biri içgörü üretir ama hareket üretmez, diğeri hareket üretir ama aynı duvara tekrar çarpar. Birlikte çalıştıklarında ise sürecin ömrü uzuyor.
Bu ayrımı biraz da kendimi ve danışanı uzun vadede korumak için net tutuyorum. Koçluk, psikolojik bir rahatsızlığın varlığında. Kişide klinik düzeyde bir tablo varsa doğru yol koçluk değildir, bunu ilk görüşmede söylerim. Ama bir psikolog olarak her iki alanda da çalışabiliyor olmam, ikisini birbirine karıştırmam anlamına gelmiyor. Aksine, sınırın nerede olduğunu bilmek bu işin en pratik tarafı.
Kimler için uygun peki.
Kariyer geçişi düşünen, iki seçenek arasında aylardır sıkışmış, yeni bir role geçmiş ve o rolde kendini tam kuramamış, iş ile yaşam arasındaki dengeyi teoride bilip pratikte kuramayan profesyoneller. Sürekli benzer insanları seçenler. Liderlik pozisyonundakiler için ayrı bir alan var, orada çoğunlukla karar hızı ve ekiple kurulan iletişim biçimi konuşuluyor. Ortak nokta şu: gelen kişi genellikle işlevsiz değil, tam tersine oldukça işlevsel. Sadece belirli bir noktada tekrar eden bir tıkanıklık yaşıyor ve o tıkanıklığın maliyetini artık hesaplayabiliyor. Ama o noktalar yıllardır hemen hemen aynı noktalar.
Seanslarımı İstanbul’da Beşiktaş ve Etiler hattındaki ofiste yürütüyorum, Levent, Nişantaşı ve Maslak’tan gelen danışanlar için konum kısmen pratik. Online seans da mümkün, uluslararası danışanlar için İngilizce görüşmeler Fiverr, Modern Health ve Clarity.fm üzerinden ilerliyor.
Son olarak dürüst bir cümle. Çözüm odaklı koçluk hızlı bir yöntem ama sihirli değil. Kimin ne kadar sürede nereye varacağını baştan söyleyen biri varsa ona güvenmeyin. Benim söyleyebileceğim şey şu: eğer sorunuzu zaten analiz ettiyseniz ve mesele artık anlamak değil hareket etmekse, bu çerçeve o mesafeyi kısaltmak için tasarlanmış. Gerisi birlikte çalışırken görülüyor.