Biliyorum Ama Yapamıyorum: Bilmek ile Değişmek Arasındaki Mesafe derken Danışmanlık odasında en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Aslında ne yapmam gerektiğini biliyorum.” Arkasından çoğunlukla bir sessizlik gelir, sonra da bir “ama”.

Bu cümleyi kuran insanlar genellikle iyi okumuş, kendini gözlemleyen, kendi örüntülerini epey doğru tarif edebilen insanlardır. Sınır koyması gerektiğini bilir. O ilişkinin kendisine iyi gelmediğini bilir. Sabah kalkıp yürüyüşe çıkmanın ruh halini değiştireceğini bilir. Hatta bunu bir arkadaşına anlatsa, gayet ikna edici bir konuşma yapar. Kendi hayatına gelince aynı bilgi bir işe yaramaz.

İşte terapiye başlarken üzerinde durduğum ilk şey buradaki mesafedir. Bilmek ile değişmek arasındaki mesafe.

Bu mesafenin irade eksikliği olduğunu düşünmek yaygın bir hata. İnsanlar kendilerine “demek ki yeterince istemiyorum” der ve suçluluk döngüsüne girer. Oysa mesele isteğin miktarı değil, bilginin nerede saklandığı. Kafanızın bildiği şey ile bedeninizin öğrendiği şey aynı dilde yazılmamış. Birini kitaptan, podcastten, iyi bir makaleden alırsınız. Diğeri yıllar içinde tekrar tekrar yaşanmış deneyimlerden, çoğu zaman da çok erken yaşlarda kurulmuş ilişkilerden gelir. Şema terapi tam olarak bu ikinci katmanla ilgilenir, çünkü davranışı yöneten katman orası.

Bir örnek vereyim. Terk edilme şeması taşıyan biri, partneri mesajına iki saat geç dönünce içinde yükselen paniği tanıyabilir. Adını koyabilir. “Bu benim şemam” diyebilir. Bunu söylerken bile kalbi hızlanmaya devam eder. Bilgi paniği tanır ama durdurmaz. Durdurmak için gereken şey, o panik anında farklı bir şey yapmaktır ve bu ilk seferlerde son derece rahatsız edicidir.

Bilginin ilginç bir yan etkisi var: rahatlatıyor. Kendinizi anladığınızı hissettiğinizde bir şey yapmışsınız gibi olur. Sanki iş halledilmiş, geriye sadece uygulama kalmış gibi. Bu yüzden bilgi kısmen bir anestezi gibi çalışır. Acıyı azaltır, ameliyatı yapmaz. Kendini çok iyi analiz eden insanların yıllarca aynı yerde durabilmesinin sebebi de biraz bu. Analiz, değişimin ertelenmesi için fazlasıyla saygın bir bahane.

Peki Biliyorum Ama Yapamıyorum: Bilmek ile Değişmek Arasındaki Mesafe nasıl kapanıyor.

Birincisi, sıra tersine dönüyor. İnsanlar önce anlayıp sonra değişeceklerini sanır. Pratikte çoğunlukla tersi olur. Önce küçük bir davranış değişir, sonra o değişimin yarattığı yeni deneyim anlayışı derinleştirir. Sınır koymayı anladığınız için koymazsınız, koyduğunuz için anlarsınız. İlk sınırı koyduğunuzda karşı tarafın dünyasının yıkılmadığını görmek, hiçbir kitabın veremeyeceği bir bilgi verir.

İkincisi, ölçek küçülüyor. “Artık kendime öncelik vereceğim” cümlesi hiçbir işe yaramaz, çünkü uygulanabilir bir talimat değil. Cuma akşamı gelen bir davete “bu hafta olmaz” demek uygulanabilir bir talimattır. Çözüm odaklı çalışmanın en sevdiğim tarafı burası. Zaten hayatınızda o örüntünün işlemediği anlar var. Nadiren de olsa sınır koyduğunuz, kaçınmadığınız, farklı davrandığınız anlar. Onları bulup çoğaltmak, sıfırdan yeni bir insan inşa etmeye çalışmaktan çok daha gerçekçi.

Üçüncüsü, değişimin ilişki içinde olması gerekiyor. Örüntüler yalnızken kurulmadı, yalnızken de çözülmüyor. Bir insanın kendi kendine yaptığı içgörü çalışmasının bir tavanı var ve o tavana çoğu kişi ilk birkaç ayda çarpıyor. Terapinin işe yaramasının sebeplerinden biri, tam da o eski örüntünün odada canlanması ve orada farklı bir karşılık bulması.

Bir de şunu eklemek isterim. Bu mesafe tamamen kapanmıyor. Kapanması da gerekmiyor. Değişen şey, mesafeyi geçmek için gereken süre. Eskiden aylar süren bir kendini toparlama, zamanla bir haftaya, sonra bir akşama iner. Panik aynı panik olabilir ama artık sizi yönetmiyor. İyileşme dediğimiz şey çoğunlukla bu, bir duygunun yok olması değil, sizi daha kısa süre esir tutması.

Kendini bu yazıda tanıyan biriyseniz, muhtemelen okuma listeniz uzundur ve kendi hakkınızda söyleyebilecekleriniz epey isabetlidir. Eksik olan bilgi değil. Eksik olan, o bilgiyi rahatsız edici bir hale sokacak bir alan.

Beşiktaş ve Etiler çevresindeki ofisimde bireysel danışmanlık ve çözüm odaklı koçluk çalışmaları yürütüyorum, akşam saatleri ve online seans seçenekleri de mevcut. Kendinizi zaten yeterince analiz ettiğinizi düşünüyorsanız, sıradaki adım büyük ihtimalle başka bir yerde.

Diğer Yazılar
There are no posts on the list.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir